Tek başına izlemesi zor 5 rahatsız edici bilim kurgu filmi
Bilim kurgu bazen umut verir. Geleceği kurtaran yolculuklar, insanlığı ileri taşıyan keşifler ya da evrende yalnız olmadığımızı düşündüren hikâyeler anlatır. Ama her film böyle değil.
Bazı yapımlar, bilimin nereye kadar kontrolden çıkabileceğini gösterir. Deneyler ters gider. Uzay boşluğu tanıdık olanı yutar. İnsan zihni bile güvenli kalmaz. Bu filmler bittiğinde akılda soru değil, huzursuzluk kalır.
Aşağıdaki 5 film tam olarak bunu yapıyor.
Alex Garland’ın yönettiği bu filmde bir meteorun çarptığı bölge “Shimmer” adıyla anılan tuhaf bir alana dönüşür. İçeri giren ekipler geri dönmez.
Natalie Portman’ın canlandırdığı bilim insanı, bu bölgeyi incelemek için ekibe katılır. Ancak içerideki doğa normal çalışmaz. Bitkiler, hayvanlar ve hatta insanlar değişir. Tanıdık olan her şey farklı bir şeye dönüşür.
Ekip derine indikçe hem fiziksel hem zihinsel olarak çözülmeye başlar. Ortaya çıkan yaratıklar sıradan bir “canavar” gibi değildir. Daha çok doğanın yanlış yazılmış hali gibidir.
Film ilerledikçe cevap aramak yerine kafa karışıklığı artar. Son sahne de netlik vermez, izleyeni aynı boşluğa bırakır.
David Cronenberg’in filminde Jeff Goldblum’un canlandırdığı bilim insanı bir teleportasyon deneyi geliştirir. Ama deney sırasında bir sinek de sisteme karışır.
Başta her şey başarılı görünür. Sonra değişim başlar.
Vücut yavaş yavaş bozulur. Deri, kemik ve davranışlar dönüşür. Karakter sadece fiziksel olarak değil, zihinsel olarak da değişir.
Filmde en ağır taraf sadece dönüşüm değil. Aynı zamanda bu süreci yaşayan kişinin ilişkisi de çöker. Geena Davis’in canlandırdığı karakter, sevdiği kişiyi kaybetmeden durdurmaya çalışır ama başaramaz.
Film, bilimsel bir hatanın insanı nasıl geri dönülmez bir noktaya taşıyabileceğini gösterir.
Stephen King uyarlaması olan bu filmde kasaba yoğun bir sisin içine gömülür. Sisle birlikte dışarıda insanı avlayan yaratıklar ortaya çıkar.
Thomas Jane’in canlandırdığı karakter, bir markete sığınan insanlarla birlikte hayatta kalmaya çalışır. Ama asıl sorun sadece dışarıdaki yaratıklar değildir.
Kapalı alanda kalan insanlar arasında da gerilim büyür. Güvensizlik, panik ve kontrol kaybı başlar.
Film boyunca umut ve korku aynı anda ilerler. Sonu ise bu tür filmler arasında en sert kapanışlardan biridir. İzleyiciye rahatlama alanı bırakmaz.
