CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaTeknolojiTarih öncesi çağların koruyucu zırhı, mo
💻 Teknoloji

Tarih öncesi çağların koruyucu zırhı, modern insanı tehdit ediyor

Chip Online TR·🕐 1 sa önce·👁 0 görüntülenme
Tarih öncesi çağların koruyucu zırhı, modern insanı tehdit ediyor
Geçmişte insanlığı ani salgınlardan koruyan genetik miras, virüslerin mutasyon geçirmesiyle birlikte günümüzde savunmayı çökerten bir açığa dönüştü. Bilim dergilerinde geniş yankı bulan son araştırma, kişiye özel tedavilerde yepyeni bir dönem başlatabilir.

Günümüz tıp dünyası, modern hastalıkların arkasındaki gizemleri aydınlatmak için yüz binlerce yıl öncesinin gen haritalarını inceliyor. Yapılan araştırmalar, Afrika kıtası dışındaki tüm insan topluluklarının genlerinde yüzde iki ila dört oranında Neandertal DNA'sı taşıdığını gösterdi. Geçmişte bu genetik bağın bizi anlık enfeksiyonlara yol açan RNA virüslerine karşı koruduğu biliniyordu. Ancak söz konusu vücutta ömür boyu sinsice pusuya yatan DNA virüsleri olduğunda, durum tamamen değişiyor.

Genome Biology and Evolution dergisinde yayınlanan yeni bir çalışma, soyu tükenmiş akrabalarımızdan kalan bu mirasın, bağışıklık sistemimizi belirli virüslere karşı zayıflattığını ortaya koydu. Bilim insanları, Paleolitik Çağ'ın savunma mekanizmalarının modern dünyada nasıl birer açığa dönüştüğünü kanıtladı.

Evrimsel genomik uzmanı Michael Dannemann liderliğindeki araştırma ekibi, bu genetik bağın şifrelerini çözmek amacıyla UK Biobank veri tabanındaki binlerce kişinin verilerini inceledi. Uzmanlar, özellikle toplumda çok yaygın görülen ve vücutta hiçbir belirti göstermeden yıllarca saklanabilen beş farklı virüsün kandaki yoğunluğunu ölçtü: Epstein-Barr virüsü, insan Herpesvirüsü 7 ve üç farklı torque teno virüsü...

Kandaki virüs miktarının yüksek olması, savunma sisteminin bu patojenleri baskılamakta başarısız kaldığı anlamına geliyor. Yapılan hassas analizler, yoğun Neandertal DNA'sı taşıyan kişilerin bu beş sinsi virüse karşı çok daha yüksek viral yük taşıdığını netleştirdi. Elde edilen veriler, tarih öncesi dönemden kalan koruma kalkanının günümüz dünyasında işlevsiz bir yüke dönüştüğünü tescilliyor.

Araştırmacılar, virüs miktarındaki bu belirgin artışla doğrudan bağlantılı olan 18 farklı genetik bölge tespit etti. Bahsi geçen kritik noktaların büyük bölümü, bağışıklık hücrelerimizin enfekte olmuş yapıları tanıyıp yok etmesini sağlayan Majör Histokompatibilite Kompleksi (MHC) isimli gen grubunun içinde yer alıyor. Antik çağlardaki hızlı ilerleyen salgınlarda eski akrabalarımızı ölümden kurtaran bu genetik şifreler, virüslerin binlerce yıl içinde mutasyona uğraması sebebiyle artık işe yaramıyor. Bizi kronik rahatsızlıklara karşı savunmasız bırakan bu evrimsel gerçek, gelecekte kişiye özel tıp uygulamalarında ve yeni bağışıklık tedavilerinde aktif olarak kullanılacak.

Kaynak: Chip Online TROrijinal Habere Git →
İlgili Haberler