Kılıçdaroğlu'ndan dokunulmazlık ve yeni anayasa mesajı
Kemal Kılıçdaroğlu, mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına getirilmesi sonrasında ilk kez bir televizyon programına katıldı.Sözcü TV canlı yayınında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, partisinden milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması yönünde görüş beyan etti, olağanüstü kurultaya gidilemeyeceği yönündeki iddiasını yineledi.Kılıçdaroğlu, CHP'ye yönelik davaların "siyasi" olup olmadığına dair soru üzerine, "O zaman bu davaları tamamen kapatalım, 'Türkiye'de yolsuzluk yoktur' diyelim. 'Hakimler taraflı olduğu için CHP'ye yönelik operasyondur' diyelim, bu işi bitirelim" dedi; ancak Selahattin Demirtaş'ın tutukluluğu gibi başka örnekleri "siyasi davalar" olarak niteledi.CHP içinde kendisine muhalefet eden milletvekillerinin dokunulmazlıkları gündeme gelirse TBMM'de dokunulmazlıkların kaldırılması yönünde tavır alacağının sinyalini veren Kılıçdaroğlu, önceki dönem HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın dokunulmazlığının kaldırılması yönünde oy verdiği için pişman olup olmadığı sorulduğunda şöyle konuştu:"Hayır, değilim. Siz, kendi kurultayınız dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili temel hüküm kurmuş ve ben kurultayın sözünü dinlemiyorum derseniz bu doğru değil. Demirtaş siyasi tutuklu, yanlış olduğunu söyledim, defalarca ziyaret ettim."Kılıçdaroğlu yayın sırasında, AKP ile bir yeni anayasa üzerinde çalışabileceğini de belirtti. Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adayı gösterilip gösterilmeyeceğine dair soru üzerine Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:"Cumhurbaşkanı adayımızı niye tartışıyoruz. Ben bu rejimi kabul etmiyorum, ben bu sistemi kabul etmiyorum. Biz anayasayı değiştirmek istiyoruz. (...) Zamanı gelir, eğer anayasa değişmezse mecburen bir cumhurbaşkanı adayı belirlersek yine bakacağız. (...) Anayasa değişikliği ile ilgili görüşlerimiz var. Anayasa değişikliğinde güçlendirilmiş parlamenter sistem derlerse, parlamentoyu gerçekten parlamento yaparlarsa biz ona evet deriz, niye hayır diyelim."Kemal Kılıçdaroğlu butlan kararı nedeniyle bir olağanüstü kurultayın mümkün olmadığı şeklindeki tezini de tekrarladı:"Kesinlikle partiyi en kısa zamanda kurultaya götüreceğim. Olağanüstü değil, olağan kurultayı yaparız. En fazla dört beş ay sürer. (...) Eski delegelerle yapamazsınız, mahkeme kurultayı iptal etmiş, şaibe var diye. Şaibe var denilen delegelerle kurultay yapalım, oradan da başımıza mutlak butlan çıkacak."CHP'li hukukçu Gül Çiftci, yayın sonrası Kılıçdaroğlu'na tepki gösterdi. Özgür Özel döneminin Genel Başkan Yardımcısı Çiftçi, Kılıçdaroğlu'nun partililer hakkındaki iddiaları doğru kabul etmesini şu sözlerle eleştirdi:"Aynı yargının Can Atalay, Selahattin Demirtaş, Osman Kavala kararlarında siyasi saikle hareket edildiği kabul edilmektedir. Aynı yargı, diploma iptalinde siyasaldır; aynı yargı Gezi'de siyasaldır; ama sıra CHP'li belediye başkanlarına gelince birden 'itirafçı beyanı', 'banka hareketi' denilerek dosyalar meşrulaştırılmaktadır."Kılıçdaroğlu'nun CHP'ye ilişkin davaları "siyasi" görmemesini de eleştiren Çiftçi şöyle konuştu:"En vahim cümlelerinden biri, 'Bunlar siyasi dava değil' sözüdür. Türkiye'de yargı bağımsız değilse, iktidar yargı eliyle muhalefeti dizayn etmeye çalışıyorsa, yalnızca CHP'li belediyelere operasyon yapılıyorsa, belediye başkanları tutuklu yargılanıyorsa, insanlar etkin pişmanlığa zorlanıyorsa, aileleriyle tehdit ediliyorsa, bu davalara 'siyasi değil' demek iktidarın kurduğu hukuksuz zemini kabullenmektir."ANKA / MUK,SÖ
