Hikmet Karaman: "Paraguay, Avustralya’dan daha ciddi bir rakip"
Iğdır FK Genel Müdürü Hikmet Karaman, Demirören Haber Ajansı'na (DHA) özel açıklamalarda bulundu.A Milli Futbol Takımı'nın 2026 FIFA Dünya Kupası'nda Avustralya'ya 2-0 mağlup olduğu maçı değerlendiren Hikmet Karaman, "Avustralya Milli Takımı Dünya Kupası maçlarına gelmeden gruplarda oynadığı maçlar var. Hatta takım kaptanları, bizim Bursaspor'da da daha önce oynayan sol bek Aziz Behich banko oynuyordu, örneğin. Bizim maçta oynatmadı, sonradan oyuna soktu. Bizi iyi analiz etmişler. Biz sahte 9 oynuyoruz. Santraforumuzun fiziksel gücü, boyu veya kanatlardaki oyuncularımızı düşünerek, top bizdeyken 5-2-3 şeklinde kendi alanına gömülen ve derinlik içerisinde oynayan bir Avustralya Milli Takımı gördük. Önde oynayan üç oyuncusu da birebirde adam geçebilen, topu saklayan, etkili oyunculardan kurmuş. Yani sağda 7 numara, soldan 11 numara, 9 numara şeklinde değil veya sağ bek, sol beki hücuma fazla çıkarıp bunlara orta yapacak şekilde değil; direkt geçiş oyunu, çok çabuk bu oyuncularla birebir buluşturmayı denemişler. Çalışmışlar, daha doğrusu ve bunu bize karşı, maçın 0-0'lık olduğu bölümde, hatırlayın sağ taraftan birkaç atak var, Abdülkerim'i zor durumda bıraktılar. Hatırlayın golden önce birkaç böyle yarım etkili olacak pozisyona girdiler. Nihayetinde yediğimiz golde, şimdi biz böyle oynarken dönen topları, ribaundları almak zorundayız. Bunu alırken de bunu alacak oyuncular belli. Nitekim ilk yediğimiz golde, yani pozisyon yok, tehlike yok, bir uzun top... Arkaya atılan bir uzun topu yanlış karşıladık, devamında kademelerde eksik kaldık, adam birebirde geldi, vurdu, golü yaptı. Dolayısıyla burada oyuncu arkadaşlarımıza önemli görev düşüyor. Bu maçtan önce, hafta içi yapılan taktik antrenmanlarında teknik direktör ve ekibi oyuncularımıza bunu defalarca göstermiştir, antrenmanlarda da uygulamışlardır. Şöyle de düşünüyorum; biz topa sahipken oyuncularımız belki de 'Gol gelecek, bunlar çıkamıyor' dikkat edin, gol dakikası ve ikinci gole kadar da aynı duygu ve düşünce; atarız, şu atar, bu atar... Nitekim bir, iki tane pozisyonumuz var. İyi vursak onlar gol. Gol gelmeyince, ikinci golü yedikten sonra tamamen psikolojik olarak da takım olarak da dağıldık. Ondan sonra hamle güçlerimiz de yetmedi. Bunu söylerken de futbolda dünyanın hangi iyi takımı olursanız olun karşınızda bir rakip var. Karşınızdaki rakip iyi duruyorsa, iyi savunma yapıyorsa ki yapıyor 15-20 dakika... Bu savunmayı yaparken pozisyona girip attı mı işin çok zorlaşır. Atamadığında zaten golü atıyorsun. Dolayısıyla biz oyun anlayışı sert olan bir kayaya çarptık. Ama iki tane maç var. Bizim çocuklarımız 6 puanı aldığında da bu eleştirilerin biraz fazla abartılı olduğunu söylemeye başlayacağız. Bunu becerecek güçteler. Ben bu şekilde bakıyorum maça" ifadelerini kullandı.'PARAGUAY BANA GÖRE AVUSTRALYA'DAN DAHA CİDDİ BİR RAKİP'Ay-yıldızlıların gruptaki sırada oynayacağı iki maç olan Paraguay ve ABD ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Karaman, "Buradan hemen Paraguay maçına geçebilirim. Dolayısıyla Paraguay da temaslı oynayan bir takım. Amerika-Paraguay maçı tabii Pochettino'dan şimdi bahsedeceğiz. Yani iyi bir teknik direktör. Tottenham'da üçlüyü, beşliyi, dörtlüyü taktik anlamda... Ben kendisini özel olarak seyretmeye gittim. Yani sadece onun o taktik duruşlarını görmeye gittim. Mükemmel bir takım hazırlamış ve erken attığı gol, dikkatinizi çekerim. Amerika'nın erken attığı gol... Mesela biz de Avustralya'ya ilk 10 dakikada gol atsaydık vallahi billahi 4 olurdu maç, söyleyeyim ben size. O zaman açılacaktı, 1-0'a oynamayacaktı ya. Açılacaktı, daha net pozisyonlar bulacaktık. Dolayısıyla ikinci gol geldikten sonra Paraguay takımı oyunu bıraktı, tamamen kontrolü şaşırdılar. Ama bizim maç için, Türkiye Milli Takımımızın, maçında Paraguay bana göre Avustralya'dan daha ciddi bir rakip. Bir, farklı yenildiler. Motivasyonları çok yüksek. Evet biz de yenildik, motivasyonumuz çok. 3 puan üzerine oynayacağız. Dönüyorum Paraguay'a. Paraguay Milli Takımı gruplarda Arjantin'i, Brezilya'yı yenmiş, dikkatinizi çekerim. Paraguay Milli Takımı az gol atan, az gol yiyen bir takım. Bak, gol atmakta zorlanan ve gol yememeye alışkın bir takım, az gol yiyen bir takım. Çünkü gruplardan analizlerinde bu çıkıyor. Dolayısıyla biz de topa sahip olup karşımızda Avustralya gibi oynayan bir takım bulursak, gol yollarında da zorlanırsak o zaman tehlike olabilir. Ama ben Montella'nın bu maça belki birkaç oyuncu değiştirebileceğini düşünüyorum kadroda. Mesela Kenan'la başlayacağını düşünüyorum. Çünkü o da oyunu gördükten sonra... Arda sakatlıktan yeni çıktı. Arda'yla başladık, Kenan'la başlamadı. Belki teknik adam olarak şöyle düşünebilirsiniz: İki sakatlıktan yeni çıkan oyuncuyla başlamak belki ağır gelebilir, sakatlıkları nüksedebilir. En azından birini koruyayım, hamle gücüm olarak. Çünkü sizin sadece ilk 11'iniz maç kazanan 11 değil. Kulübede bekleyen oyuncular esas maçı kazanacak hazır kıta oyunculardır. Maç 0-0 gider, 1-0 mağlup olursun, 1-0 önde oynarsın baskı yersin. Baskıyı kırmak için oyuncu sokarsın, o geçiş oyununda çabuk oyuncu sokarsın gibi bir sürü parametreler var. Dolayısıyla Paraguay takımı biraz açık oynarsa biz onlara gol atarız. Kapalı oynarlarsa belki Kenan'la başlayacağını bekliyorum diye söyledim. Belki forvette de farklı bir düşünce olabilir... Arda'yı sağ çizgi oynatmayabilir, içeride oynatabilir düşüncem. Montella'nın taktik değişikliklerinde bunları yapacağını düşünüyorum. Çünkü ben de maçı seyrederken Kenan oyuna girdi, belki Montella da düşünmüştür: 'Acaba ilk 11'de mi başlatsaydık?' Çünkü savunması kalabalık oyunculara karşı individual oyunculara ihtiyaç var. Yani birebir dripling yapan, adam eksilten... savunmadan stoperiniz çıkar, bir fazla adamla hücuma katılırsınız, adam eksiltir, orta sahadan biri, forvetten biri boşa çıkabilir. Dolayısıyla buna benzer taktik varyasyonlar yapacağını düşünüyorum" sözlerini sarf etti.'BİZİM SÜREKLİLİK HALİNE GETİRMEMİZ GEREKİYOR'Dünya Kupası ve Avrupa Şampiyonası'na katılmanın süreklilik haline getirilmesinin öneminden bahseden Hikmet Karaman, "Kalıcı olmak için yeneceksin. İspanya da berabere kaldı, bütün bunları söylerken İspanya Milli Takımı da berabere başladı. Yani turnuvanın ilk maçları ve teknik adamlar bir maç öncesi ekibinden enformasyon alır veya deplasmana gidiyorsan hava şartları nedir, saha şartları nedir, hakem nasıl bir yönetim gösterir, taraftar nasıldır, rakip teknik direktör oyuna hamleleri nedir veya oyunun içerisinde rakip takımın önemli oyuncuları nedir, bütün bunları göz önünde alır. Dolayısıyla şimdi baktığınızda hava şartları da… Dün akşam maçı izliyorum, Alman spiker diyor ki: 'Nefes alamıyoruz' diyor, yorum yapan spiker nefes almakta zorlandıklarını söylüyor. Hatırlayınız, su molası verildiğinde de dikkat edin, saha sulanıyor. Böyle bir şey hiç daha önce olmadı. Yani hava o kadar sıcak ki hatta oyuncular o suyun içine girip serinlemeye çalışıyor, dikkat edin. Belki bizim oyuncularımız da bunlardan etkilenmiş olabilir. Miami'ye uçtular, oradan Kanada'ya uçtular; nem oranı, sıcaklık oranı, saha oranı, bütün bunlar farklı faktörler. Bir adaptasyon... Ha şunu sorabilirsiniz; daha önceden bu çalışmalar olabilirdi. Hatta işte duyuyoruz, ayakkabılara soğutucu koyup serinletici ve değişik bir malzemeler uygulanıyormuş veya oyuncular o buz şeylerin içerisinde, oksijenlerin içerisinde maçtan önce serinlik alıp çıkıyorlarmış gibi bir sürü faktörler var.Örneğin; İsviçre Milli Takımı katılıyor devamlı değil mi? Avustralya da bizden daha fazla mı katıldı, bilmiyorum istatistiklere baktığımda. Gördün mü, bunlar hep bir deneyim. Almanlara özgü laflar ediliyor. Yani 'Almanya gene işi bitirir 'diyorlar. Çünkü bu gibi turnuvalarda finişi iyi getiren bir takım. Bu neden? Her Dünya Kupası, her Avrupa Şampiyonası'nda var. İspanya var, Fransa var. Bunlar büyük deneyim. Hollanda var. Dolayısıyla bizim süreklilik haline getirmemiz gerekiyor; dünya kupalarını, Avrupa şampiyonalarını ki hem oyuncu grubu gelişsin hem de deneyim kazansın. Şimdi Alman kanalında seyrediyorum, Alman Milli Takımı, Dünya Kupası şampiyonu olduklarında o bölgede ve o otelde kalmışlar. Gene o otele gitmişler. Adamlar gitmiş oraya. Baba kız, şimdi çok meşhur Almanya'da yayın yapan bir hanımefendi var, babası da eski Alman televizyonlarının ünlü bir ismi. Buralardan görüntü gösteriyorlar; 'Biz burada kalmıştık, kupayı şöyle kaldırmıştık, şu odada yatmıştı...' Bakın bu bir deneyim. Ne deneyimi? Sürekli Dünya Kupası'ndalar. Böyle olunca milli takım oyuncusu da milli takım yöneticileri de oteli beğenenler, sahayı beğenenler... Nitekim bizim elimizde olmayan nedenlerden dolayı, FIFA'nın vermiş olduğu talimatlardan dolayı bu kamp yerleri seçilmiş. Tabii burada da ilişkiler bence rol oynayabilir. Çünkü FIFA pause veriyor yani mola veriyor, su molası veriyor. Aslında bence o su molası değil, reklam molası. Dikkat et, hakem orada, orta hakem maçı başlatamıyor çünkü reklam bitip bitmediğine bakıyorlar. Reklam bitiyor, 'Başlayabilirsin' diyor. Onun için buna, bir sürü kitaplar yazılıyor FIFA ile ilgili; FIFA başkanlarının nasıl görevden alındığını veya Bielsa'yı dinlediğiniz zaman, Kıtalararası Dünya Kupası, Amerika'da oynanmıştı, adam Dünya Kupası'nın berbat olacağını da o zaman bir basın toplantısında söylemişti. Dolayısıyla bu gibi sorular olacaktır" dedi.'TAKIMIMIZIN DÜNYA PİYASASINDA GÜNDEME GELMESİ GURURLANDIRAN BİR OLAY'Kendisinin de görev aldığı Iğdır FK'dan Leandro Bacuna ile Ryan Mendes'in Dünya Kupası'nda yer alması ve takımlarında kaptanlık yapmaları hakkında konuşan Karaman, "Şimdi burada tabii Alagöz Holding'i tebrik etmek gerekiyor. Yani Cantürk Alagöz Bey gerçekten 5 sene önce, alt kümelerde oynayan takım, bugün dünyanın en büyük organizasyonunda Iğdır şehrinin ismi geçiyor, Türkiye'nin büyük şehirleri olmasına rağmen. Iğdır sınır şehrimiz. Iğdırsporlu iki tane futbolcunun milli takım kaptanları bir de... Takım kaptanları olmaları hem Türkiye adına hem de Iğdırspor adına son derece önemli bir olay. İnanılmaz alkışlanması gereken bir olay. Hem şehrimize katkısı hem takımımızın dünya piyasasında gündeme gelmesi bizi gururlandıran bir olay. Tabii burada en önemli bana göre parametrelerden biri işte kulübün şahıs takımı olduğunda... Yani bugün artık kulüpler bence şirketleşmeli. Şimdi Iğdır'a gidin, Alagöz Iğdırspor'da bir tesis var, bir sahalar var, inanamazsınız; müthiş. Şimdi orada büyük bir yatırım yapıldı altyapıya, gençliğe. Belki de 10 sene içerisinde Iğdır'dan büyük futbolcular çıkacak. Yani Iğdır'da bizim Servet Hoca oralı, İsmet Hoca oralı. Düşünmemiş mesela; A, B lisansı Iğdırlı arkadaşlarımız var Iğdır'da. Ama Iğdır'ın böyle 1'inci Lig, Süper Lig'i kovalayacak bir takım düşüncesi birdenbire patladı. Dolayısıyla şimdi ben başka bir yerden başka bir yere geliyorum, gelişim böyle olur. Onun için bu gelişime önayak olan başta Cantürk Alagöz Bey'i tebrik etmek lazım. Özellikle ismini zikrediyorum, yani Cantürk Alagöz Bey'in ismini özellikle zikrediyorum ki bu yarış devam etsin. Çünkü bu iki oyuncu bizim kendi oyuncumuz, bundan sonra da çalışmaları olacak. İspanya ile berabere kaldı Mendes. Daha önce Kocaelispor, daha sonra Iğdırspor takımında yer aldı. Makonay'ın çünkü çok farklı mağlup oldular. Onlar böyle samimi bir aile ortamı... Dick Advocaat da mesela görevi bırakmıştı, oyuncuların ricalarını kıramayarak tekrar geri döndü. Tabii, ağladı 1-1, çok hüzünlendi, duygulandı. Gözyaşları döktü. Dolayısıyla oyuncularımızın orada başarılı olmasını istiyoruz. Onlar başarılı olunca hem Türkiye'nin hem de Iğdırspor'un ismi gündeme geliyor. Bu da futbolumuz adına son derece olumlu, pozitif bir yansıma" ifadelerini kullandı.'HEYECAN GOLDE OLUR'Milli takımda sizi en çok heyecanlandıran genç futbolcu kim? sorusuna Hikmet Karaman, "En çok heyecanlandıran... Heyecan nerede olur? Golde olur. Heyecan nerede olur? Oyuncu çalım basar, gol pozisyonu, iki kişiyi çat çat bir sağ bir sol topla karşı karşıya kalır, heyecanlanırsınız. Yani buna en yakın oyuncular Kenan, Arda. Tabii ki Barış Alper'in çabukluğu, Kerem'in fırsatçılığı... Gerçi Benfica'daki performansını hepimiz bekliyoruz. Hakan'ın uzaktan attığı bir şut, İnter'de yaptığı gibi veya stoperlerimiz Merih ve Abdülkerim'in korner veya duran toplarda kafayla attığı goller gibi, beni bunlar heyecanlandırır" cevabını verdi.'FRANSA, İSPANYA VE ALMANYA'YI DAHA YAKIN GÖRÜYORUM'Dünya Kupası'ndaki favorisinin sorulması üzerine Karaman, "Valla benim şu anda yani ne olursa olsun Fransa, İspanya, Almanya yani bunları ben daha yakın görüyorum. Türk Milli Takımımız için de biz Paraguay maçı kazandığımızda gruptan çıkacağımıza inanıyorum. Biz de orada çok çetin ceviz bir rakip olabiliriz. Avrupa Şampiyonası'nı unutmayalım; Hollanda maçında 1-0 galiptik, aslında biz belki orada tur atlamış olsaydık finali oynayan takım biz olacaktık. Onun için gruplardan çıkmak çok önemli. Gruplardan çıktık, eleyerek de devam ettik. Dünya Kupası'nda da aynısını yapabiliriz" dedi.Iğdır şehrine futbolda fayda sağlamak ve başarılı olmak istediğini aktaran Hikmet Karaman, "Şu anda Cantürk Alagöz Bey'in yanındayım. Bir futbol aklı olarak hem kendisine hem Iğdır şehrine faydalı olmaya çalışıyorum. Tabii ki benim en büyük hayalim, bulunduğum kulübü buralara getirebilmek. Geçmiş dönemde birçok takımda çalıştık ama elimizde böyle şampiyonluğa oynayan, bütün imkanlara sahip bir kadroyu bir tek rahmetli İbrahim Yazıcı döneminde Bursaspor'da aldım ve lig dördüncüsü olduk. Orada müthiş bir finiş yaparak lig dördüncüsü olduk. Gaziantepspor bugün amatör kümelerde... Gaziantepspor o zaman Play-off Kupası'nı, 14 takım mı neydi, play-off kupası vardı, ciddi bir Play-off Kupası'nı aldı. Yani Orduspor'u, Hector Cuper'i burada İstanbul'da finalde darmadağIn ederek aldı. Kocaelispor'la aldığımız iki kupa ki o dönemin takımları da çok güçlü, kuvvetliydi. Dolayısıyla iyi takım almak başka bir şey. Yani bugün Guardiola'yı da, Klopp'u da, Mourinho'yu da, Luis Enrique'yi de al, 1'inci Lig'de bir takımın başına hepsini birden getir, olanakları olmayan bir takımın başına, şampiyon yapabilirler mi? Yapamaz, nereye yapacak ya, nasıl yapacak? Ama elindeki iyi bir takım zaten iyi bir takım, mesela Okan Buruk'u örnek verebiliriz. Dört kere üst üste şampiyon oldu. Son Avrupa Şampiyonlar Ligi'nde de ben gayet başarılı görüyorum. Dolayısıyla tabii her iyi takımı da her hoca yönetemiyor. Dolayısıyla iyi oyunculardan kurulu bir takımı yönetmek de bir Ancelotti olmak da başka bir şey. Yani Real Madridli oyuncuların Ancelotti ile ilgili neler söylediklerini okuyoruz. Dolayısıyla yıldızlarla çalışmak, iyi bir futbol takımını idare etmek sadece iyi antrene etmek, iyi antrenörlükten geçmiyor. Dolayısıyla bu şansı yakalamak, değerlendirmek de gerekiyor. Sadece 'iyi takımı çalıştırayım' demek değil" sözlerini dile getirdi.Süper Lig'in gelmiş geçmiş en iyi teknik direktörü sizce kim sorusuna Hikmet Karaman, "En çok kupayı Fatih Hoca aldı. Fatih Terim, o UEFA Kupası'nı aldı. Mustafa Denizli var, Şenol Güneş dünya üçüncüsü oldu. Tabii, başarının kıstası ne?Şimdi Eyüpspor'un hocası takımı ligde tuttu. Kaç tane hoca değiştirdiler. O ve ekibi, onun ekibi de çok iyi bir ekip. Fenerbahçe maçında ekibin takımın ısınmasını gördüm, o yardımcıların hepsini tebrik ettim. Dolayısıyla başarı neye göre değerlendiriliyor? Şampiyonluğa göre mi değerlendiriliyor? Ben 10 takımı ligde bıraktım, iki tanesini düşürdüm. Ama 8 takım mucize ligde kaldı, şampiyonluğa eş değer. Şimdi bu bir bilgidir. Bu bilgiyi adam sallıyor, 'Aaa bundan ne oldu' diyor, 'Ne yapmış, neyi yaptı'. Şimdi iki tane Türkiye Kupası'nın içerisinde olmak, bir Play-off Kupası'nı kazanmak, iki tane alt ligden takımı Süper Lig'e çıkarmak veya finalde kaybetmek... Şimdi Türkiye'de final oynuyorsun, finalde kaybettiğin zaman sen kötü antrenörsün. Ya böyle bir bakış olur mu? Finale gelen teknik direktörü alkışlayacaksın kaybetse dahi. O takımı finale getirmek ne demek? Yani Bayern Münih takımı değil mi, Arsenal takımı... Şimdi Bayern Münih - Paris Saint-Germain maçını seyrettik. Müthiş maç oldu. Yani burada Kompany, Paris Saint-Germain'e elendi diye kötü antrenör. Böyle bir şey olabilir mi? Dolayısıyla neye göre... Aldığı kupaya göre mi değerlendiriyorsun, elindeki olanaklardan bir şey yaratan antrenör olarak mı değerlendiriyorsun? Ama değerlendirme neye göre alınıyor; kupayı kazanmışsan en iyi antrenör sensin" şeklinde cevapladı.'HAGİ GERÇEKTEN BAŞKA BİR OYUNCUYDU'Süper Lig'de gelmiş geçmiş en iyi futbolcunun Gheorghe Hagi olduğunu söyleyen Hikmet Karaman, "Ya bu göreceli bir soru. şimdi gol kralları var, Avrupa Gol Kralı olan değil mi? Türkiye Gol Kralı olan... Ama ben mesela Hagi'yi ayrı bir yerde tutmak istiyorum. Hagi gerçekten başka bir futbolcuydu. Alex'in Fenerbahçe'deki başarısı ayrı. Sergen, Tümer, işte Oğuz, Tugay çok beğendiğim oyuncular var. Dolayısıyla bence yani Galatasaray'da oynadığı dönemde Hagi'nin saha içerisinde saha içerisinde skoru değiştiren adam. Yani Hagi'yi söyleyebilirim" sözlerini kullandı.Hikmet Karaman, 'Türk futboluna bırakmak istediğiniz miras nedir?' şeklinde gelen soruya, "Türk futboluna en önemli miraslar oyuncu yetiştirebilmek, oyuncu çıkarabilmek, teknik adam çıkarabilmek... İyi şartlarda ekonomisi... Bak, çok büyük paralar alınarak futbolcu transferi değil; bir ekonomik bütçe yapıp 2-3 senelik planlamalarda genç, dinamik, bunların arasına 4-5 tane iyi yabancıları koyup 2-3 sene içerisinde bir takım yaratabilme... Bir takım yaratabilme, bu çok önemli.Mesela şimdi inşallah Nuri Hoca Başakşehir'e geldi. Antalya'daydı. Antalya'daki karne, Borussia Dortmund karne, şimdi Başakşehir. Daha böyle olgun, geçmişten ders alan bir antrenör görmeye çalışıyoruz. Şimdi bizde Kenan Hoca var mesela; geldi, daha önceden de Iğdır'daydı, şimdi tekrar teknik direktör oldu. Onunla da konuştuğum zaman, ben daha önceden bu kadar yakinen tanımıyordum, milli takımda yardımcı antrenörlüğü yapmıştı, bakıyorum dolu çocuk, bilgili çocuk. Yani futbola değer katabilecek antrenörlerin veya demin örneklerini verdiğim gibi Okan Hoca'nın başarısı; şampiyon oldu 4 kere. Son Şampiyonlar Ligi'nde bana göre iyi şeyler yaptı. bazı Şampiyonlar Ligi maçlarında çift forvet başladı, kendi kafasına göre bir oyun modeli oluşturduğu maçlar da var. Onlardan ders alabilme çok önemli. Geleceğe bakabilme önemli. Şimdi ondan sonra geliyoruz, kim var orada başka Türk antrenörlerinden? Fenerbahçe'de yeni bir gelişim var. Aykut Hoca, Oğuz Hoca, oradaki diğer ekip... Volkan Hoca da var herhalde, bilmiyorum veya kurulan bir ekip var. Bence orayı da dikkate almak gerekiyor. Oğuz Çetin benim futbolcumdu; Adanaspor'da takım kaptanımdı. Eğitim dairesinde yıllarca çalıştı. Belki teknik direktör olarak bir sürekliliği olmadı ama bana göre çok iyi bir futbol adamı. kendisiyle çok sohbetlerim oldu. Kendisini dinlettirecek önemli görüşlere sahip biri. Orada Aykut Hoca'nın, diğer hocaların, Volkan Hoca'nın ve diğer atletik performans hocası var. Alper Taşçı çok önemli bir adam. Ona ilk görevi Osmanlıspor'da ben verdim. Bebeleri, altyapıyı çalıştırıyordu. Bir gün bir dosyayla geldi; 'Gel' dedim, 'Sen bu takımın kondisyonerisin' dedim. Şaşırdı. O arkadaşımız eğitim dairesinde atletik performans lisansı vermeye kadar yükseldi. Şimdi bana söylüyorsun ya 'En büyük bırakacağınız miras ne olabilir?' diye böyle insanların çoğalması, bunları keşfedebilmek... Mesela Emre'ye çok üzülüyorum Kayserispor'daki. Ona 16-17 yaşında ilk Süper Lig'de Akhisar maçında ben oynattım. Aldım, ben onu kişisel gelişim üzerine biraz baskıyla... Baskı derken gelişim yönünde çok çalıştırmaya ve gelişmesine çok yardımcı olmaya uğraştım. Ama maalesef ulemalar çocuğu o genç yaşta farklı tuzakların, farklı beyin kafası içerilerine çekip adam Barselona'ya gitti, bak bugün nerede oynuyor. yazık değil mi? Bu bir talent. İşte böyle talentlerin çıkıp bir yerde kalması lazım... Bizim en büyük görevimiz bu.Arda'nın ben Real Madrid'e gitmesine çok sevindim. Arda'yla ilgili çok şeylerim var, açın bakın girin şeylere... İnanılmaz kendini geliştirdi. Yani top daha ayağına gelmeden 10 kere kafasını şöyle sallıyor çocuk. Topla veya attığı paslara dikkat edin; hep derinlemesine paslar, etkili paslar, tehlike yaratacak paslarla oynuyor. biz bir çalım attı, bir şut attı alkışlıyoruz. Adam topu bacak arası yapıyor, topu kaptırıyor, bacak arası yaptı diye alkışlıyoruz. İngiltere'de adam 'Uuu' yapıyor topu kaptırdın diye. Dolayısıyla oyuncu gelişimi, teknik adam gelişimi, bir futbol takımını geliştirme, çalıştığın insanları geliştirme, iz bırakma böyle olur. Tarihte iyi anılmak istiyorsan... Ben birçok oyuncularım var onlarla konuşuyorum, geçmişte konuşuyorum. Yani bugün teknik adam olacak, o yolda devam eden arkadaşlarımla konuşuyorum; hep geçmişte benim söylediklerimden örnekler veriyorlar, hoşuma gidiyor" cevabını vererek sözlerini noktaladı. Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin
