Ersun Yanal'dan Dünya Kupası sözleri!
Miami'de soruları yanıtlayan Ersun Yanal, milli takıma güvendiğini belirterek, "Gruptaki en iyi ve en favori takım biziz. ABD kendi ülkesinde ve kendi seyircisi önünde oynayacak ama ben bunu çok önemsemiyorum. Grup, Avustralya, Amerika ve Türkiye arasında geçecek diye düşünüyorum. Avustralya'ya hadi canım diyen de olabilir ama bu takımlar çok mücadele eden, çok koşan takımlar. Top rakipteyken, rakibi oynatmayacak oyunu çok iyi organize eden takımlar. Takım olarak çok iyi daralabiliyorlar, alanları çok iyi kapattıkları için toplu oynamayı zorlaştırıyorlar ve kazandıklarında çok hızlı hücum yapabiliyorlar. Çok büyük yeteneğe de gerek kalmıyor." ifadelerini kullandı."Bazı takımlar var, İspanya, Fransa gibi özel takımlar var. Bunlara ne kadar alan daraltırsanız da baskı yapsanız da bunu hallediyorlar." diye konuşan Yanal, "Ama burada da İspanya Fas maçını hatırlatacağım. İspanya'nın bence Harry Kane gibi bir santrforu olsaydı o gün İspanya çok rahatlıkla farka gidebilirdi ama kazanamadı. Dolayısıyla savunmayı iyi yapabilen takımlar sürpriz yapabilir. Bu grup Türkiye'nin savunma yaparak çıkacağı bir grup değil, tam tersi rakipleri Türkiye'ye bunu yapacak. ABD ve Avustralya maçlarında top bizde olacak. İşte o zaman topu rakip kazandıktan sonra o geçişi iyi oynamak gerekiyor. Ondan sonraki maçlar daha rahat olacak. Yani 'box to box' oynanacak maçlarda Türkiye'nin avantajı çok fazla. İyi özelliklerimiz ve silahlarımız var, şutör, oyunun kırılabilecek noktalarında yaratıcı pas yüzdeleri yüksek, sürpriz, savunma arkası, savunma arası topla buluşacak zeki oyuncularımız var. Türkiye'nin şansı yüksek takımlardan biri olduğunu düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.Fransa, İspanya, Brezilya, Arjantin ve Portekiz gibi takımların favori olarak ön plana çıktığını belirten Yanal, "Son şampiyon Arjantin son turnuvadan bu tarafa çok büyük değişiklik ya da yıldız bir oyuncu ilave etmedi. O takım ne yapar? Messi'nin etrafında ne kadar daha toplanır? O ne kadar daha bir turnuvaya dayanır? Onları da çok bu kategori içine sokmuyorum. Turnuvada sürpriz yapabilecek, arkadan gelebilecek bazı takımlar da var, Kore gibi. Atletizmi çok güçlü takımlar, onlar her şeyi yapabilirler. Sürpriz yapabilirler. Ya da bir takımı, sürpriz bir şekilde eleyebilirler. Hırvatistan bilemiyorum, eski gücünde değil. Ama İngiltere yine sürprizlerin ve acıların takımı diyebilirim. Kupanın bu takımların üzerinde döneceğini düşünüyorum. Bunların dışında biz sürpriz yapabilir miyiz? Yapabiliriz. Bizim kadromuz kötü değil. 2002'deki sürprizi bu takım da yaparsa şaşırmam. Bu takım yapabilir. Tek endişem, güçlü bir santrfor profiliyle olsaydık umut daha farklı olurdu. Deniz var, hoca oynatır mı oynatmaz mı, faydalanır mı faydalanmaz mı... Kerem sanırım biraz bir problemi var, umarım iyileşir. O da grup maçlarında hücumda çok etkili oldu." ifadelerini kullandı.Milli takımdaki oyuncuların teknik direktör Vincenzo Montella'ya büyük saygı duyduğunu aktaran deneyimli teknik adam, "Montella'ya gelince o da buna uyum sağlamış bir teknik direktör. Çünkü ülkemizde çalıştı. Anadolu'da çalışması büyük avantaj oldu çünkü herkesi tanıdı, herkesi gördü ve oyuncuyla kurduğu ilişki çok iyi. Oyuncular, hocalarına saygı duyuyorlar, oynayıp, oynamamaları konusunda sıkıntı çekmiyorlar. Uzun zaman sonra bu ahengi yakalamış milli takım umarım iyi sonuçlarla dönüp ülkeyi birazcık bu konuda mutlu etsin." şeklinde konuştu."Santrforsuz oynamak böyle turnuvalarda çok zordur, turnuva oyunu oturtmak çok zordur." sözlerini kullanan Ersun Yanal, sözlerini şöyle sürdürdü:"Geçmişte turnuva oyunuyla Dünya Kupası'nda neredeyse final oluyorduk. O günden bugüne kadar değişen ne oldu? Oynayacağımız takımlar inanılmaz güçlü atletik yapılara sahipler. Bunu geçen Dünya Kupası'nda bize Avustralya ve ABD aslında gösterdi. Atletizm yetenekleri çok yüksek, grubumuzda 90 dakika sahada rakibi oynatmama konusunda çok iyi olan iki takım. Top ayağımızdayken ne kadar kaliteli oynayacağımız, topu rakibe verdiğimizde ne kadar süratli ve dikine oynayacağımız performansımızı belirleyecek. Top rakipteyken ve topu rakipten kazandığımız anda çok hızlı oynayacağımızı düşünüyorum. Takımdaşlık konusunda da uzun süre sonra ilk defa bu kadar iyi bir ekip yakalandı, bunda Hakan Çalhanoğlu gibi oyuncuların çok önemli olduğunu düşünüyorum. Avrupa'da yetişti büyüdü ama Türkiye'deki bağları çok güçlü. Takımdaşlık için en büyük güç oradan başlıyor. Birlikte olmaktan ve birlikte oynamaktan keyif alan bir takım olduk. Bizim de atletizmimiz kötü değil. Rakiplere göre yüksek, alternatiflerimiz var, savunmadaki oyuncularımız hem hücum hem savunmayı iyi yapabilecek isimler. Savunma özellikle orta sahalar fazla, umarım stoperler de buna katılır. Üç kalecimiz de birbirini aratmayacak seviyede. Umudumuz iyi sonuçlar alınması, bugünü geçmek gerekiyor ama bence bugünden sonra da her zaman kupada olmak gerekiyor."Montella'nın seçenekler arasında aday kadroyu olması gerektiği gibi oluşturduğunu dile getiren Yanal, şöyle konuştu:"Şu anda aday kadroda bence eksik yok. 'Mili takımımıza şu oyuncu gelmedi.' diyebileceğimiz bir oyuncu ben söyleyemem. Turnuva boyunca oynayan oyuncuların hepsi kadroda. Hatta ilaveler var. İşte Deniz son dönemde katıldı, o belki bu turnuvada farklı bir çıkış yapabilir. Uzun zaman sonra Ozan döndü, umarım bir sakatlık yaşamayız. O geldi. Stoper konusunda umarım herhangi bir sakatlık yaşamayız. Çünkü 3-4 stoperimiz var ama zaman zaman orada sıkıntı çekebiliyoruz. Onun dışında çok büyük sıkıntı çekeceğimizi düşünmüyorum. Tabii Arda gibi özel bir oyuncu var. Burada değişik bir yıldızlığa soyunabilir, Kenan için de aynı şeyi söylerim ama sakatlık durumunu tam olarak bilmiyorum, umarım iyidir, özel bir oyuncu. Hakan Çalhanoğlu fark oluşturacak, turnuvanın en iyi şutörlerinden biri, çok sürpriz ve hafızalardan silinmeyecek belki bir golü de olabilecek. Yani ben umutluyum."Türk Milli Takımı'nın şampiyonalarda sürekli yer alması gerektiğine vurgu yapan Yanal, sözlerini şöyle sürdürdü:"Milli takımla ilgili değerlendirme yaparken 24 sene geriye gitmek gerek. Bir kuşak yakalamıştık. 1996, 2000 ve 2002. İlk defa Avrupa Şampiyonası'na katılmıştık, arkasından o kadronun çekirdeğini oluşturan oyuncuların temsil ettiği Galatasaray takımıyla UEFA Kupası'nda başarılı olduk ve ardından da 2002 Dünya Kupası geldi. İyi bir kuşaktı, iyi bir jenerasyondu ve ondan sonra 24 yıl geçmesi gerekti. Aslında oturup düşünmek gerek, neden 24 sene bekledik? Çok şükür 24 yıl sonunda gidildi ama bundan önce neden gidemedik? Şimdi geldik, ne yapacağız ve bundan sonra ne olacak? Tekrar iyi bir jenerasyon elimizde var ve buraya gerçekten de iyi sonuçlar alarak ve iyi oynayarak katıldık. İyi bir kuşak geldi. Bu iyi kuşağın sonlarına gelen oyuncular var, alttan da Arda gibi birkaç oyuncu geldi. Bu kuşakları sürekli hale getiremediğimiz sürece hep böyle konuşuruz. En büyük derdimiz, bu kuşağı sürekli hale getirecek organizasyon yapmak. Organizasyon konusunda çok büyük eksiklerimiz var. Ülke dışında yaşayan oyuncularımızın etkisi büyük oluyor. Ama şu anda birkaç oyuncumuz Türkiye'den çıktı, onlar katıldı. Bunu sürekli hale getirmek ve yeni oyuncular çıkarmak en önemli felsefemiz olmalı. Bu eksiğimiz yüzünden 24 sene bekledik, bir daha 24 sene beklemeyelim oyuncu üretelim."Çok uzun aralarla yıldız oyuncular üretebildiğimizi dile getiren deneyimli teknik adam, "Aslında yıldız oyuncular da böyle uzun aralarla çıkar. Arda çok özel bir oyuncu. Fenerbahçe'de başladığında spekülasyonlarla savaşmak zorunda kaldı. Çok yetenekli bir oyuncuydu. Ben hep şunu söylerim, erken başla, geç özelleş. Bu konuda Fenerbahçe de acele etti. Fenerbahçe de Arda'yı biraz daha sindirebilirdi. Ama çıkış olarak çok iyi bir yere gitti ki Fenerbahçe'de yine erken başlattılar ama geç performans aldılar ki öyle olması gerekiyordu. Umarım bu yeni sezonda o çıkışı, o devamlılığı sürekli devam eder ki önemli, özel bir oyuncu, oyunu aklıyla oynayabilen, oyun aklı oluşturabilen bir oyuncu. Umarım bu devam eder, sakatlık yaşamaz. Çünkü bu genç oyuncuların olgunlaşma seviyesine geldiği andır Arda'nın bulunduğu yer. Onu ben Avrupa Şampiyonası'ndan ilk katılan Mbappe'nin özelliklerinde görüyorum, o dönemde tam çıkış yakalamıştı ve Fransa Avrupa Şampiyonu olmuştu. Şimdi aynı şeyi bizim için Arda yapar mı? Yapma şansı çok yüksek. Özel bir oyuncu." değerlendirmesinde bulundu.Ersun Yanal, "Milli takımın ana kamp merkezi Arizona oldu. Sıcaklık bir dezavantaj oluşturur mu?" sorusuna,"Arizona'da bir hatıram var. TFF'de gelişim direktörlüğü yaparken Arizona'da 17 Yaş Altı Milli Takım ile şimdi kalacakları otel ve tesislerde kamp yaptık, orada turnuvaya katıldık. Hakan Çalhanoğlu da o takımdaydı. Rahmetli Ahmet de vardı, Okay Yokuşlu vardı. İyi bir takımdık. O takımla buraya gelmiştik ve çocuklarla bir turnuvaya katılmıştık. Aynı yerdeler. Sıcak zor ama çok olumsuz etki olacağını düşünmüyorum. Bunu halledebilecek protokollerimiz var. Bu konuda bilimsel çalışan bir ekip de var. Herhangi bir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum." yanıtını verdi.Türkiye ve dünyadaki önemli ligleri yakından takip ettiğini de dile getiren Yanal, "Ligimizin daha kaliteli olması için gerekli hangi tedbir varsa alınmalı diye düşünüyorum. Ekonomik, fiziksel, statlar, güvenlik, hakemler, her şeyin iyi revize olması gerekiyor diye düşünüyorum. Çünkü gerçekten futbolun güzelliklerinin karşılığında yaşadıklarımızı ülke olarak düzeltmeliyiz. Bunun sonuçlarını hak etmiyoruz. Avrupa'daki 5 ligin içine katabilecek büyüklüğe, güce sahip olmalıyız." ifadelerini kullandı.DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, CHP'ye yönelik "mutlak butlan" kararına ilişkin, "Yargıtay derhal toplanarak bu garabete bir son vermeli. Türkiye'de, demokratik ve sivil yaşamın önünü açmalıdır" dedi (AA)