CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaDünyaEl Nino alarmı: Son 140 yılın en güçlüsü
🌍 Dünya

El Nino alarmı: Son 140 yılın en güçlüsü bekleniyor

DW Türkçe·🕐 1 sa önce·👁 0 görüntülenme
El Nino alarmı: Son 140 yılın en güçlüsü bekleniyor
Bilim insanları son 140 yılın en güçlü El Nino olaylarından birinin gelişebileceği uyarısında bulunuyor. Kuraklık, seller ve aşırı sıcaklar dünyanın birçok bölgesini etkileyebilir.

Pasifik Okyanusu'nda potansiyel olarak güçlü bir El Nino gelişiyor ve önümüzdeki haftalarda dünya genelindeki hava düzenlerini yeniden şekillendirebilir. Meteorologlar, bunun şimdiye kadar kaydedilen en güçlü El Nino olaylarından biri olabileceği uyarısında bulunuyor.New York Eyalet Üniversitesi Albany Kampüsü'nde atmosfer ve çevre bilimleri profesörü olan Paul Roundy endişelerini "Son 140 yılın en güçlü El Nino olayının yaşanması için gerçek bir potansiyel var" sözleriyle dile getiriyor.Dünya Meteoroloji Örgütü (DMÖ), El Nino koşullarının yakında ortaya çıkmasını ve en azından kış aylarına kadar sürmesini bekliyor. İklim olayının gücüne ve süresine bağlı olarak, dünyanın farklı bölgelerinde kuraklık, seller, sıcak hava dalgaları ve gıda ile su tedarikinde aksamalara yol açabileceği belirtiliyor.Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres de "Dünya bunu acil bir iklim uyarısı olarak ele almalı" dedi. Guterres, "El Nino koşulları, zaten ısınan dünyanın ateşine körükle gidecek" ifadelerini kullandı.El Nino, iki ila yedi yılda bir ortaya çıkan doğal bir iklim düzeni. Tropikal Pasifik üzerindeki alize rüzgârlarının zayıflamasıyla başlıyor ve bunun sonucunda Pasifik Okyanusu'nda sıcak su birikimi meydana geliyor.Isınmanın yaşandığı alan, yüzölçümü bakımından kıta ABD'si kadar büyük olsa da yalnızca tek bir bölgede ortaya çıkıyor. Buna rağmen etkileri dünyanın dört bir yanında hissedilebiliyor.NASA Goddard Uzay Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Gavin Schmidt, DW'ye yaptığı açıklamada, "Tropikal atmosferi değiştirdiğinizde, orta enlemlerde daha uzak bölgelerdeki atmosferi de değiştirebilirsiniz. Bu nedenle, binlerce kilometre uzakta olsak bile bu olguyu çok önemsiyoruz" diyor.Schmidt'e göre bu durum küresel ölçekte bir zincirleme reaksiyonu tetikliyor ve El Nino, "devrilen ilk atmosferik domino taşı" işlevi görüyor.Bu zincirleme etkiler, bölgeden bölgeye büyük farklılık gösteriyor. Bazı yerlerde kuraklık riski artarken, bazı bölgelerde sel tehlikesi öne çıkıyor.Orta Amerika, Asya, Afrika ve Avustralya'nın bazı kesimleri El Nino yıllarında genellikle daha sıcak ve daha kurak oluyor. Bunun sonucunda ortaya çıkan su kıtlığı tarımı, hidroelektrik enerji üretimini ve içme suyu tedarikini etkileyebiliyor. Honduras'ta yetkililer, yaklaşık 75 belediyenin ciddi kuraklık koşullarıyla karşı karşıya kalabileceğini tahmin ediyor. Başkent Tegucigalpa'da ise su konusunda acil durum ilan edilmiş durumda.Dünyanın başka bölgelerinde ise tablo tersine dönüyor. Güney Amerika'nın Pasifik kıyılarının bazı kesimlerinde El Nino, şiddetli yağışlara ve yıkıcı sellere neden olabiliyor.Etkiler, yağışlar sona erdikten veya barajlar kuruduktan çok sonra da devam edebiliyor. El Nino, mahsul kayıpları ve trilyonlarca doları bulabilecek ekonomik zararlarla ilişkilendiriliyor. 2015-2016 El Nino döneminde kötü hasatlar, dünya genelinde milyonlarca insanın gıda yardımına ihtiyaç duymasına yol açmıştı.Orman yangınları da giderek büyüyen bir endişe kaynağı. Bilim insanları, El Nino'nun Avustralya, Kanada, ABD ve Amazon yağmur ormanlarında yangınları besleyen aşırı sıcak ve kuraklık koşulları riskini artıracağını belirtiyor.El Nino, tropikal fırtına faaliyetleri üzerinde önemli rol oynuyor.Bilim insanları, bu yıl Atlantik kasırga sezonunun ortalamanın altında geçmesini bekliyor. El Nino koşulları Atlantik üzerinde rüzgâr kesmesini artırıyor ve bu da fırtınaların oluşmasını ve güç kazanmasını zorlaştırıyor.Atmosfer bilimci Brian Tang, "Pasifik'in tropikal orta ve doğu kesimlerindeki sular ısınmaya başlıyor" diyor. Tang, "Genellikle El Nino gelişirken, özellikle kasırga sezonunda, Atlantik'te bulut oluşumu, gök gürültülü fırtınalar, yağışlar ve tropikal siklonlar baskılanıyor" ifadelerini kullanıyor.Ancak daha az sayıda fırtına olması, tehlikenin azalacağı anlamına gelmiyor. Bir fırtına kasırga gücüne ulaştığında etkisini azaltmak daha zor hâle geliyor. Bu nedenle gelişen fırtınalar yine de yıkıcı hasarlara yol açabiliyor.Pasifik'te ise durum farklı. El Nino burada daha fazla ve daha güçlü fırtınayı tetikleme eğiliminde.Deniz ekosistemleri de baskı altında. El Nino ile bağlantılı yükselen deniz sıcaklıkları, mercan beyazlamasına yol açabiliyor ve iklim değişikliğine bağlı tekrar eden sıcaklık stresleri nedeniyle zaten zayıflamış olan mercan resifleri üzerindeki baskıyı artırabiliyor.Tarım da etkileniyor. Hindistan'da mango üreticileri, olağan dışı hava koşullarının çiçeklenme ve meyve gelişimini bozmasının ardından hasadın ciddi şekilde düştüğünü, bunun hem arzı hem de üreticilerin gelirini etkilediğini bildiriyor.Bilim insanları, iklim değişikliğinin El Nino'nun kendisini daha güçlü hâle getirdiğine dair net bir kanıt bulunmadığını söylüyor. Ancak iklim değişikliği yine de El Nino'nun etkilerini şiddetlendirebilir.ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer Dairesi'nde (NOAA) kıdemli bilim insanı olan Michael McPhaden, "İklim değişikliği, şiddetli bir El Nino kuraklığını aşırı bir El Nino kuraklığına dönüştürebilir" diyor.Daha sıcak bir atmosfer daha fazla nem tutuyor ve bu durum aşırı yağış ile sel riskini artırıyor. Yüksek sıcaklıklar ise toprağın daha hızlı kurumasına neden olarak kuraklığı şiddetlendirebiliyor.Küresel sıcaklıklar hâlihazırda rekor seviyelere yakın seyrettiği için, El Nino olayları dünya sıcaklıklarını yeni rekor seviyelere taşıyabiliyor.El Nino'nun avantajlarından biri, yavaş gelişmesi ve aylar öncesinden izlenebilmesi.Bilim insanları okyanus sıcaklıklarını ve atmosfer koşullarını takip ederek hükümetlere ve toplumlara hazırlık için zaman kazandırabiliyor.Tahminler, yetkililerin hasadı korumasına, sel savunmalarını güçlendirmesine ve erken uyarı sistemlerini geliştirmesine yardımcı olabiliyor."Hangi bölgelerin alışılmadık derecede yağışlı ya da kurak olacağını biliyoruz" diyen McPhaden, "Bu uzun vadeli hava tahminleri sayesinde, en kötü etkilerin bir kısmını önlemek için azaltıcı stratejiler geliştirmek adına yeterince zaman var" değerlendirmesini yapıyor.

Kaynak: DW TürkçeOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler