CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaDünyaAntik ateşi ararken gizemli bir şey buld
🌍 Dünya

Antik ateşi ararken gizemli bir şey buldular: Aslında tesadüfen değilmiş

sozcu.com.tr/dunya·🕐 1 sa önce·👁 1 görüntülenme
Antik ateşi ararken gizemli bir şey buldular: Aslında tesadüfen değilmiş
Issız bir mağarada yapılan arkeolojik çalışmalar ilginç keşifleri ortaya çıkardı. Kazı çalışmasını gerçekleştiren ekip m...

Pyrenees Dağları'nın 2.235 metre yüksekliğindeki ıssız bir mağarasında yapılan son kazılar, tarih öncesi insanların zorlu dağ coğrafyalarını nasıl kullandığına dair yerleşik teorileri tamamen sarsıyor. Freser Valley'de yer alan "Cave 338" (Mağara 338) adlı alanda yapılan araştırmalar, insanlığın dağlık bölgeleri sadece geçici birer "geçiş rotası" olarak görmediğini, aksine binlerce yıl boyunca buraya düzenli olarak geri döndüğünü kanıtlıyor.

Bugüne kadar arkeologlar, yüksek rakımlı dağlık alanların tarih öncesi topluluklar için fazla zorlu olduğunu ve buraların sadece kısa süreli avcılık ya da göç geçişleri için kullanıldığını düşünüyordu. Ancak Frontiers dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma, bu bakış açısını kökten değiştiriyor.

Doğu Pyrenees'teki bir mağarada çalışan araştırma ekibi, tam 4 belirgin insan faaliyeti katmanı tespit etti. En eski odun kömürü kalıntıları günümüzden yaklaşık 6.000 yıl öncesine dayanırken; en yoğun yerleşim izleri 5.500 ila 4.000 yıl öncesine (Erken Tunç ve Bakır Çağı dönemleri) işaret ediyor. Bölgede bulunan son ocak kalıntısı ise yaklaşık 3.000 yıl öncesine ait.

Araştırmanın başyazarı Prof. Carlos Tornero, keşfin önemini şu sözlerle özetliyor:

"Uzun bir süre boyunca yüksek dağ ortamları, tarih öncesi toplulukların yalnızca ara sıra uğradığı marjinal yerler olarak görüldü. Ancak biz burada çok sayıda yanma yapısı (ocak) ve çok yüksek miktarda yeşil mineral parçası içeren son derece zengin bir arkeolojik sekans bulduk."

Mağarada yapılan kazılarda en dikkat çeken buluntu, 23 adet antik ocak ve bu ocakların çevresinde bulunan, ateşe maruz kalmış yeşil mineral parçaları oldu. Bilim insanları bu mineralin malahit (bakır cevheri) olduğunu tahmin ediyor.

Eğer laboratuvar analizleri bu tahmini doğrularsa, Cave 338 insanlık tarihinin en erken yüksek irtifa maden işleme kamplarından biri olarak tarihe geçecek.

Co-author Dr. Julia Montes-Landa, minerallerin tesadüfen yanmadığını belirterek şu detayları paylaşıyor:

-Mağaradaki diğer nesnelerde ısı izi yokken, yeşil minerallerin neredeyse tamamı termal olarak değişime uğramış.

-Bu durum, tarih öncesi insanların ateşi kullanarak bu minerali bilinçli ve planlı bir şekilde işlediğini gösteriyor.

Mağara sadece bir maden ya da üretim alanı değildi; burası aynı zamanda topluluğun sosyal ve manevi yaşamının da bir parçasıydı. Arkeologlar mağarada üretim kalıntılarının yanı sıra şu çarpıcı bulgulara ulaştı:

-Çocuk Kalıntıları: Bir çocuğa ait parmak kemiği ve bir bebek dişi, mağaranın aynı zamanda ritüelistik veya kutsal bir gömü alanı olarak kullanıldığını gösteriyor.

-Sembolik Takılar: Deniz kabuğundan yapılmış bir kolye ucu ile bozayı dişinden yapılma bir başka pandantif bulundu. Bu takılar, dağdaki topluluğun dış dünyayla kültürel ve sembolik bağları olduğunu kanıtlıyor.

Uzmanlar, insanların bu yüksek rakımlı mağarada yıl boyu kalıcı olarak yaşamadıklarını tahmin ediyor. Ancak buradaki kalıntı yoğunluğu ve alanın 2.000 yıl boyunca kesintisiz şekilde ziyaret edilmesi, insanların belirli mevsimlerde veya dönemlerde, kısa ve orta vadeli sürelerle ama ısrarla aynı noktaya geri döndüğünü gösteriyor.

Sırada Ne Var? Araştırma ekibi, yeşil mineralin malahit olduğunu kesinleştirmek için laboratuvar çalışmalarına devam ediyor. Bu yaz dağda başlayacak yeni kazı sezonuyla birlikte, insanlığın yüksek irtifadaki bu gizemli yaşamına dair çok daha çarpıcı detayların gün yüzüne çıkması bekleniyor.

Kaynak: sozcu.com.tr/dunyaOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler