CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaEkonomiAhmet Davutoğlu: CHP'nin derin milletle
📈 Ekonomi

Ahmet Davutoğlu: CHP'nin derin milletle buluşmadan iktidar olma şansı çok zor

Ekonomim.com·🕐 10 sa önce·👁 0 görüntülenme
Ahmet Davutoğlu: CHP'nin derin milletle buluşmadan iktidar olma şansı çok zor
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, CHP'ye "derin milletle buluşma" çağrısı yaparak, iktidarın da nefis muhasebesi yapması gerektiğini söyledi. "CHP'nin derin milletle buluşmadan iktidar olma şansının çok zor olduğunu" söyleyen Davutoğlu, "CHP önemli bir yapıdır ve bu yapının korunması veya kendi içinde bir mücadelede yok olmaması için önce bu muhasebeyi bir yapmaları lazım" dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Yeni Yol Partisi'nin TBMM'deki haftalık grup toplantısında açıklamalarda bulundu.Ahmet Davutoğlu, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı'na verilen "mutlak butlan" kararı ilişkin, "Bir zihinsel arınmaya ihtiyaç var" dedi.Günlerdir "Devlet aklı nedir? Derin devlet nedir? Kim ne planlıyor? Trump'ın İbrahim anlaşmalarına katılımın ön şartları nedir? Biz bir uluslararası kumpasın parçası mı oluyoruz" sorularının gündemde olduğunu belirten Davutoğlu, "devlet aklı, derin devlet, siyaset aklı ve derin millet" olarak sıraladığı dört kavram üzerinden zihinsel bir açıklık getirilmesi gerektiğini vurguladı.Devlet aklı ile derin devlet arasında kurulan bağın "keskin bir şekilde" kırılması gerektiğini belirten Davutoğlu, şunları söyledi:"Devlet aklı, kurumsal tecrübenin getirdiği akıldır ve son derece doğrudur, gereklidir. Ama bazen belli çevreler siyasetin zayıfladığını hissettikleri anlarda 'Devlet aklını biz temsil ediyoruz' diyerek çıkarlar ve siyasetin alanını daraltırlar. Kendilerine de derin devlet derler, hiçbir derinliği olmayan bazı zümreler. Bunu Türkiye çok gördü.Ben bunun karşısına iki şey daha koyuyorum: Siyaset aklı ve derin millet. Derin millet, asırların getirdiği değerleri hazmetmiş, onunla yaşayan milletin vicdanıdır. Siyasi akıl ne? Siyasi akıl, devleti yönetme iddiasında olan siyasetçilerin üretmek zorunda oldukları düşünce özgürlüğüne dayalı vizyoner akıldır."Kuvayı Milliye kurulduğunda Osmanlı Devleti'nden geçen devlet erkanının önemli bir kısmının İttihatçı olduğunu hatırlatan Davutoğlu, bu kadroların Kahramanmaraş'ta, Şanlıurfa'da, Gaziantep'te hiçbir yerden talimat almadan ayağa kalkan "derin millet" ile buluşarak önce İstiklal Savaşı'nı yürüttüğünü, ardından da Cumhuriyet'i kurduğunu söyledi."Tek parti döneminde bu ittifakın bozulduğunu ve kendilerini devletin sahibi olarak gören bir anlayışın milletin derin değerlerinden koptuğunu" savunan Davutoğlu, "Bunu kimse Cumhuriyet'le hesaplaşma diye görmesin. Bu kopuş, devleti kuran parti olarak gören CHP'yi milletten kopardı" dedi."Bugün CHP içindeki ihtilaflara bakan değerli dostlarıma sesleniyorum: Derin millet ile tekrar buluşmadan Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar olma şansı çok zordur" diyen Davutoğlu, "Cumhuriyet Halk Partisi önemli bir kurumdur, önemli bir siyasi yapıdır ve bu yapının korunması veya kendi içinde bir mücadelede yok olmaması için önce bu muhasebeyi bir yapmaları lazım" şeklinde konuştu.AK Parti'nin de tıpkı CHP gibi bir "nefis muhasebesi" yapması gerektiğini belirten Ahmet Davutoğlu, "Şimdi AK Partililerin de aynen CHP gibi bir nefis muhasebesi yapması lazım. Kendilerini iktidar yapan derin milletin vicdanıyla barışıklar mı? Siyaset aklı devlet aklını yönetebiliyor mu? Yoksa birileri Beştepe'ye çöreklenerek yeni bir vesayet sistemini mi kuruyor" dedi.Kıbrıs müzakereleri döneminde Abdullah Gül ile birlikte süreci yürütürken Genelkurmay Başkanlığı’ndan müzakerelerin derhal kesilmesi yönünde "milli menfaatlere aykırı" ibareli bir yazı geldiğini ve o günlerde bir gazetede "Genç subaylar rahatsız" manşetinin atıldığını söyleyen Davutoğlu, "Bizim kanaatimiz şuydu: Kıbrıs müzakerelerine devam edersek Rumlar 'çek' diyecek ve 'hayır' diyecek. Bir yazı yazdık karşılığında o zaman: 'Türkiye Cumhuriyeti'nin dış politikasını ve ali menfaatlerini sadece seçilmiş Türkiye Cumhuriyeti hükümeti belirler' diye cevap verdik. İki mektup da devlet arşivlerinden çekildi" ifadelerini kullandı.Son dönemde yargı üzerinden geliştirilen "kayyum" ve "butlan" gibi kavramların sistemi öngörülemez hale getirdiğini ifade eden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:"Siyasete müdahale eden her yargı kararına karşıyız ama bütün yolsuzlukların da sonuna kadar gidilmesi taraftarıyız. Şimdi yarın bu butlanla, bir önceki kongrenin iptal edildiği gibi birisi, 'Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin referandumunda da birtakım şaibeler vardı' deyip bilmem kaç sene sonra bir dava açsa, bütün bu süreç içindeki devlet işlemleri geçerliliğini kaybetse ne olur? Eğer bir yolsuzluk, bir yanlışlık var idiyse iki buçuk sene niye beklediniz?Yüksek Seçim Kurulu anayasal bir kurum. Yüksek Seçim Kurulu'nun nihai kararı tartışmaya açılırsa hangi seçim kendini emniyette hisseder? Seçmen nasıl kendini emniyette hisseder? Sayın Bahçeli de rahatsız, çünkü devlet aklı olarak doğru bir şekilde 'Terörsüz Türkiye' dedi ama bir anda devlet aklı buharlaştı."Yolsuzluk düzeninin her yere sirayet ettiğini belirten Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Emaneti ganimet olarak görenlerle mücadele edeceğim" sözlerine karşılık vererek şunları söyledi:"Sayın Cumhurbaşkanım, çok doğru bir söz, alkışlıyorum. Ama eğer emaneti gerçekten ganimet görenlerle mücadele edecekseniz işte rehberi burada. Yapacağınız iş belli: Hakkımda MKYK'de imza toplama talimatı verildiği gün Meclis'e sevk ettiğim siyasi ahlak yasasını çıkarın. Teşvikleri gözden geçirin. İhale yasasını istisnasız bir ihale yasası hâline getirin. İmar yasasını uygulayın. Çok kolay. 23 yıldır iktidardasınız Sayın Cumhurbaşkanı. Emaneti şu ana kadar ganimet haline getirenlerin kimlerden hesap sorduğunu bir kamuoyuyla paylaşın bakalım. İş adamlarından 750 bin avro hediye alanların hesabını bir görün bakalım."Türkiye’nin önümüzdeki seçimlerde muhafazakar görünümlü otokrasi ile rövanşist bir laikçi otoriterlik arasında ikili bir kıskaca sokulmak istendiğini iddia eden Davutoğlu, yapılmasını önerdiği "yedi temel devrimi" şöyle sıraladı:"Bir, ahlak devrimi şarttır, farzdır, vaciptir. İki, adalet devrimi şarttır. Devletin dini adalettir ve bugün yaşananların hepsi adaleti yerle bir etmektir. Üç, üretim ve istihdam devrimi şarttır. Üretmeyen bir ülke haline dönüştük. Son büyüme rakamlarında sanayi büyümedi, küçüldü.Dört, gelir adaleti ve sosyal devlet devrimi şarttır. Haziran enflasyonu düşük çıkacak. Neden? Temmuzda zam gelecek. Ya bu nasıl bir zulümdür. TÜİK'e söylüyorum: İşinizi yapın işinizi, milletin ekmeğiyle oynamayın.Beş, liyakata dayalı kurumsal devrim şarttır. Devlet kurumlarını yeniden inşa edeceğiz. Altı, eğitim ve kültür devrimi şarttır. Eğitim bir felaket haline gelmiş.Ve yedi, nihayet sistem devrimi şarttır. Bu Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin paradigması içinde, otoriterlik içinde hiçbir yere bu ülkenin gitmesi mümkün değildir."

Kaynak: Ekonomim.comOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler