CANLI
Ana Sayfa🇹🇷 Türkiye🌍 Dünya📈 Ekonomi⚽ Spor💻 Teknoloji🎭 Magazin
Ana SayfaTürkiyeABD-İsrail hattında çatlak: Ayrışma nası
🇹🇷 Türkiye

ABD-İsrail hattında çatlak: Ayrışma nasıl başladı?

CNN Türk·🕐 Az önce·👁 0 görüntülenme
ABD-İsrail hattında çatlak: Ayrışma nasıl başladı?
Amerika Birleşik Devletleri'nin İran ile mutabakata vardığı o sürecin dışında kalan İsrail, Başkan Trump'ı hedef aldı. Washington'dan da Netanyahu hükümetine üst perdeden cevaplar geldi. Tel Aviv ise şimdi Lübnan’dan çekilmezse karşı karşıya kalabileceği Amerikan silah ambargosunu tartışıyor.

ABD ve İsrail ortaklığının 28 Şubat’ta İran’a düzenlediği saldırılarla başlayan savaş, ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın mutabakat zaptını imzalamasıyla “nihai barış anlaşması” yoluna girerken; süreçten “dışlanan” İsrail çıldırmış durumda. İsrail medyasının yanı sıra Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetindeki aşırılıkçı bakanlar da doğrudan Trump’ı hedef almaya başladı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in Tel Aviv’e karşı uyarıları sonucu iki ülke arasındaki tansiyon hiç olmadığı kadar yükseldi. Amerikan medyası, süreci ABD ve İsrail arasında “kötü biten bir boşanmaya” benzetti.AYRIŞMA NASIL BAŞLADIEn güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Savaşın başından bu yana, ABD’nin savaşa dahil olmasının arkasında İsrail’in olduğu, JD Vance başta olmak üzere Trump yanlısı “MAGA” hareketi üyelerinin Washington’ın sonu olmayan bir savaşa itildiğini düşündüğü yorumları yapılıyordu. Washington-Tel Aviv hattındaki ayrışma İran’ın ilk şoku atlattıktan sonra rejimin direnişi arttırması, Hürmüz Boğazı’nı kapatması ve ABD-İsrail ikilisinin sahada çözüm bulamaması sonucu ayyuka çıktı. Savaşın sonuçlarıyla karşılaştıktan sonra Tahran’da rejim değişikliği hedefinden vazgeçen Başkan Trump, İran’dan “nükleer bomba yok sözü” karşılığında anlaşmaya sıcak bakmaya başladı. Tahran’ın balistik füze kapasitesi ve bölgedeki vekil güçleri gibi, daha çok İsrail’in çantasındaki dosyaları ise dillendirmekten vazgeçti.DIŞARIDA BIRAKILDIAmerikan medyası önceki gün, Trump ile Netanyahu’nun sık sık yaptığı görüşmelerin artık dostane geçmediği ve Trump’ın ABD ekonomisini zorlayan savaşa son vermeye çalışırken kendisini bu savaşa “bir şekilde” ikna eden Netanyahu’ya sert sözler sarf ettiği öne sürülmüştü. Öyle ki 8 Nisan’da ilan edilen ateşkes sonrası yürütülen müzakerelerle ilgili İsrail’e bilgi verilmediği, bir anlamda dışarıda bırakıldığı iddiaları son dönemde artmıştı. Bu dışarıda bırakılma anlaşma arifesinde de yaşandı. Trump yönetimi, İran ile imzalanan mutabakat zaptını incelemek isteyen İsrail hükümetinin resmi talebini reddetti.DİPLOMATİK 7 EKİMBaşbakan Binyamin Netanyahu’nun eski şahin ulusal güvenlik danışmanı Yaakov Amidror bir röportajda, “Amerikalıların nakit parayla ödeme yaptığı ve karşılığında en fazla bir niyet mektubu aldığı kötü bir anlaşma” yorumunu yaptı. Ardından İsrail basınında anlaşmayı “yıkıcı bir kapitülasyon” ve “diplomatik 7 Ekim” olarak niteleyen yazılar çıktı.Başkan Trump’ın ateşkese rağmen durmayan İsrail’in Beyrut’a yönelik saldırılarını yüksek tondan eleştirmesi, Tel Aviv’de Trump karşıtlığını attırınca gerilim daha da tırmandı. İsrail’den yükselen eleştirilere ABD’den çok sert bir yanıt geldi.VANCE ÇOK SERT KONUŞTUBaşkan Yardımcısı Vance, “İsrail’de ABD’yi eleştiren bazı kabine üyelerine şunu söylemek isterim: Son üç ayda, vatanınızı koruyan savunma silahlarının üçte ikisi Amerikan elleriyle üretildi ve Amerikan vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edildi. İsrail’in sorunu Donald Trump değildir. İsrail’de en büyük sorunlarının Başkan Trump olduğunu düşünen herkes uyanmalı ve ülkesinin içinde bulunduğu durumun gerçekliğini görmelidir” ifadeleriyle İsrailli siyasetçilere yüklendi.Vance, “The Diary of a CEO” isimli podcast kanalına verdiği mülakatta da İsrail’e güveniyor musunuz?” sorusuna, “Konu, uluslararası ilişkiler ve diplomasi olunca kimseye güvenmem” yanıtını verdi.NETANYAHU ZORDA KALDINetanyahu’nun gerginliğin büyümemesi için İsrailli aşırı sağcı bakanların açıklamalarına ilişkin söz konusu ifadelerin kendi yaklaşımını yansıtmadığını anlatmaya çalıştığı iddia edilirken İsrail Kültür ve Spor Bakanı Miki Zohar ise Vance’in ifadelerine karşı “ABD’ye sağladığımız istihbarat, sayısız Amerikan vatandaşının hayatını kurtardı” iddiasında bulundu. İsrail merkezli Yedioth Ahronoth ise Tel Aviv’in Vance’in açıklamasına şaşırdığını ancak uçurumu derinleştirmemek amacıyla duygusal tepki vermekten kaçındığını öne sürdü.TEL AVİV’DEN GERİ ADIMİsrail merkezli Maariv’e göre İsrailli yetkililer, Washington’dan gelen mesajların artık sert sözlerle sınırlı kalmayacağını, Tel Aviv yönetiminin ısrarını sürdürmesi durumunda ABD’nin somut adımlar atabileceğine inanıyor. Yetkililer,gerilimin artması halinde ABD’nin İsrail’e silah sevkiyatlarını askıya alabileceği, güvenlik kısıtlamaları uygulayabileceği ve hatta silah ambargosu benzeri önlemler alabileceği görüşünde.İSRAİL HALKI TRUMP’A GÜVENMİYORABD ile İsrail arasında İran konusunda yaşanan görüş ayrılıkları İsrail kamuoyuna da yansıdı. İsrail’de Kanal 12 televizyonu tarafından yayımlanan ankete göre halkın yüzde 71’i, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la yapılacak bir anlaşmada İsrail’in çıkarlarını koruyacağına inanmıyor. Trump’a güvenenlerin oranı yüzde 13’te kalırken, yüzde 16’lık kesim kararsız olduğunu belirtti. Ankette dikkat çeken bir diğer unsur ise güvensizliğin son dönemde hızla artması oldu. Bir hafta önce yapılan ölçümde Trump’a güvenmediğini söyleyenlerin oranı yüzde 62 seviyesindeydi.LÜBNAN’DAKİ TANSİYON İSVİÇRE’Yİ İPTAL ETTİWashIngton ile Tel Aviv arasında son dönemde iyice belirginleşen görüş ayrılıkları, ABD-İran mutabakatına da etki etti. Mutabakatta yer alan Lübnan’daki savaşın sona ermesi koşuluna karşı çıkmaya devam eden İsrail, önceki gece Lübnan’ın güneyini bombaladı. 47 kişi hayatını kaybetti. Lübnan’da suların durulmaması, ABD ve İran arasında dün İsviçre Bürgenstock’ta anlaşmanın uygulanmasına ilişkin yapılması planlanan zirvenin de iptal edilmesine neden oldu. Beyaz Saray iptal gerekçesi olarak “lojistik” sorunları gerekçe gösterse de hem ABD hem Ortadoğu basınına konuşan kaynaklar, asıl sebebin İran’ın “Lübnan’da silahlar susmadan görüşme yok” demesi olduğunu aktarıyor.‘SONUÇLARI OLACAK’İran cephesinden gelen ilk sinyaller de anlaşmada Lübnan geriliminin artabileceğine işaret ediyor. İran Dışişleri Sözcüsü İsmail Bekayi, dün Telegram’dan yaptığı açıklamada, ABD ile mutabakatın birinci maddesini hatırlatarak, İsrail’in saldırılarını kınadı ve “saldırıların ABD’nin sorumluluğunda olduğunu” kaydetti. İsrail’in “süregelen savaş girişiminin” ciddi ve acil sonuçlar doğuracağını belirten Bekayi, İran’ın kendi ve müttefiklerinin çıkarlarını, güvenliğini ve haklarını korumak için gerekli önlemleri alacağını vurguladı.ATEŞKES İDDİASIİsrailli üst düzey isimlerden dün ABD’nin uyarılarına ve mutabakat zaptına rağmen saldırıları sürdürecekleri yönünde mesajlar gelse de gün içinde tarafların ateşkese vardığı iddia edildi. Amerikan basınına konuşan ABD’li yetkililer, Hizbullah ve İsrail arasında ateşkes sağlandığını aktardı. Ancak dün saat 16.00’da yürürlüğe girdiği iddia edilen ateşkesin ardından da İsrail’in bölgeye saldırdığı haberleri geldi. İsrail’in saldırılarına aynı şekilde karşılık vereceklerini aktaran Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, “Düşman bize silahla gelirse biz de silahla karşılık veririz. İşgali reddettiğimiz her adım bizim için bir zaferdir” açıklamasını yaptı.TRUMP’TAN TEL AVİV’E BASKIABD Başkanı Donald Trump da saldırıların İran barış görüşmelerini riske atmasının ardından, Tel Aviv yönetiminden “Hizbullah ile ateşkes konusunda anlaşmasını istediğini” belirtti. NBC News’e verdiği röportajda, Trump, “İsrail ile görüştüğünü ve onlardan ateşkesi kabul etmelerini istediğini” söyledi. Ancak ateşkesin sağlanması konusunda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile doğrudan görüşüp görüşmediği konusuna açıklık getirmedi.HÜRMÜZ’DE MAYIN ENGELİSAVAŞ boyunca dünyanın dikkat kesildiği Hürmüz Boğazı’nda mutabakata rağmen savaş öncesine dönüş zor görünüyor. Taraflar bölgedeki ablukayı kaldırdıklarını duyursa da sektör temsilcilerine göre boğazın orta hattında bulunan yaklaşık 80 deniz mayını temizlenmeden ana geçiş koridorunun tamamen açılması beklenmiyor. Uluslararası tanker sahipleri birliği Intertanko’dan yapılan değerlendirmede, ana rotanın kapalı olduğu, gemilerin ise şimdilik daha dar ve riskli alternatif güzergâhlara yöneldiği belirtildi. Bu durumun karaya oturma ve çarpışma riskini artırdığı kaydedildi. Özellikle Umman kıyılarına yakın geçiş hattının sığ ve kayalık olması, deniz taşımacılığı açısından ek tehlike yaratıyor. Boğazda savaş sırasında uygulanan sinyal karıştırmanın da gemilerin seyrüsefer sistemlerini zorladığı, bu nedenle bazı gemilerin adeta “görmeden” yol aldığı ifade ediliyor. Körfez’de aylardır bekleyen yaklaşık 600 geminin de ilk etapta trafiğin normale dönmesini geciktireceği belirtiliyor. Sektör, Hürmüz’de düzenli geçişin bu yıl içinde bile tamamen toparlanmasının zor olabileceği görüşünde.

Kaynak: CNN TürkOrijinal Habere Git →
İlgili Haberler