ABD-İran anlaşmasının 4 zayıf halkası
ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptı uluslararası gündemdeki yerini korurken, uzmanlar anlaşmanın geleceğini etkileyebilecek kritik başlıklara dikkat çekiyor. Değerlendirmelere göre Lübnan, nükleer program, yaptırımlar ve Hürmüz Boğazı konuları, sürecin önündeki en önemli sınamalar arasında yer alıyor.LÜBNAN BAŞLIĞI ÖNE ÇIKIYORİngiliz gazetesi The Times'ın haberine göre İran, mutabakat metnine Lübnan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesini öngören bir madde ekledi. Haberde, Tahran yönetiminin nihai anlaşmayı İsrail'in Lübnan'dan tamamen çekilmesi şartına bağlayarak taleplerini artırdığı ifade edildi. Bu süreçte ABD ile İran arasındaki görüşmeler devam ederken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail ordusunun Lübnan'da oluşturduğu güvenli bölgeden çekilmeyeceğini açıkladı. İsrail'in ateşkese uymadığı yönündeki tartışmalar da anlaşmanın geleceğine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.NÜKLEER PROGRAM BELİRSİZLİĞİ KORUYORUzmanların dikkat çektiği bir diğer başlık ise İran'ın nükleer programı ve uranyum zenginleştirme faaliyetleri oldu. Mutabakat zaptında uranyum zenginleştirme konusuna ilişkin ayrıntılı hükümlerin yer almadığı belirtilirken, bu meselenin önümüzdeki 60 günlük müzakere sürecinde ele alınacağı ifade ediliyor. İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumdan vazgeçip geçmeyeceği ise henüz netlik kazanmış görünmüyor. YAPTIRIMLAR KONUSUNDA KONGRE ENGELİNükleer program karşılığında yaptırımların kaldırılması konusu da sürecin en karmaşık başlıklarından biri olarak görülüyor. Uzmanlara göre ABD'nin temel yaptırımları kaldırabilmesi için Kongre onayı gerekiyor. Bu nedenle Washington'daki yasama sürecinin, anlaşmanın uygulanmasını zorlaştırabilecek önemli engellerden biri olduğu değerlendiriliyor.HÜRMÜZ BOĞAZI ENDİŞESİAnlaşmanın geleceği açısından dikkatle izlenen bir diğer konu ise Hürmüz Boğazı oluyor. Time dergisinin değerlendirmesine göre, Hürmüz Boğazı'nda yaşanabilecek olası bir gerilim bölgede yeni bir krizin fitilini ateşleyebilir. Tahran'ın boğaz üzerindeki etkisi ve kontrol kapasitesine ilişkin tartışmaların, uluslararası ticaret yollarının güvenliği konusunda endişeleri artırdığı belirtiliyor.
