130 yıllık dev baraj için korkutan senaryo: Çökerse şehirler sular altında kalabilir
1895 yılında tamamlanan dev yapı, taş bloklar, kireç harcı ve tuğla tozu kullanılarak inşa edildi. Aradan geçen 130 yılı aşkın süreye rağmen hâlâ aktif olarak kullanılan baraj, yaklaşık 443 milyon metreküp su depoluyor ve milyonlarca insanın su ihtiyacının karşılanmasında önemli rol oynuyor. Ancak yapının yaşı ve bulunduğu bölgenin deprem riski, güvenliği konusunda soru işaretlerini canlı tutuyor.
1887 yılında İngiliz mühendis John Pennycuick'in yönetiminde yapımına başlanan Mullaperiyar Barajı'nın en dikkat çekici özelliği, günümüzde yaygın olarak kullanılan beton yerine taş bloklar, kireç harcı ve öğütülmüş tuğla karışımıyla inşa edilmiş olması. Döneminin mühendislik anlayışıyla yapılan yapı, ağırlığı sayesinde su basıncına karşı direnç gösteren bir yerçekimi barajı olarak tasarlandı.
Yaklaşık sekiz yılda tamamlanan baraj, 54 metre yüksekliğe ve 366 metre uzunluğa ulaştı. Yıllar içinde beton enjeksiyonu, kablo ankrajları ve çeşitli güçlendirme çalışmalarıyla yapı desteklendi. Bu sayede 19. yüzyılda inşa edilen baraj, günümüzde de kullanılmaya devam ediyor.
Barajın bulunduğu bölgenin sismik hareketlere açık olması ve yapının yaşlanması nedeniyle güvenlik tartışmaları uzun süredir devam ediyor. Bazı uzmanlar, olası büyük bir deprem veya yapısal arıza durumunda ciddi sonuçlar yaşanabileceğini ve aşağı bölgelerde bulunan yerleşim yerlerinin risk altında kalabileceğini savunuyor.
Yetkililer ise yıllar içinde yapılan güçlendirme çalışmaları ve düzenli denetimler sayesinde barajın güvenli şekilde işletildiğini belirtiyor. Buna karşın, olası bir çökme senaryosu ve yapının geleceği hakkındaki tartışmalar sürüyor.
Bugün hâlâ aktif olarak kullanılan Mullaperiyar Barajı, tarım alanlarının sulanmasının yanı sıra enerji üretimi ve içme suyu ihtiyacı açısından da büyük önem taşıyor. Yüz milyonlarca metreküp su depolayan yapı, milyonlarca insanın günlük yaşamı için kritik bir kaynak olmaya devam ediyor.
130 yılı aşkın süredir ayakta kalan Mullaperiyar Barajı, bir yandan 19. yüzyıl mühendisliğinin dikkat çekici örneklerinden biri olarak gösterilirken, diğer yandan olası güvenlik riskleri nedeniyle Hindistan'ın en çok tartışılan altyapı yapıları arasında yer alıyor.
